28 Ocak 2018 Pazar

DAĞLARIN OLUŞUMU

Dış kuvvetler aşındırma sonucu kopardıkları maddeleri sürükleyerek okyanus, deniz ve göl çanakları gibi çukurluklarda biriktirirler. Milyonlarca yıl boyunca devam eden bu olay sonrasında kalınlığı binlerce metreyi bulan kalın bir tortul tabakası oluşur. Bu tortul tabakalarının yer aldığı çok geniş alanlı derin deniz çukurluklarına jeosenklinal denir.
Kıvrılma: Kıtaların yer değiştirmesiyle jeosenklinaller yüksek basınca uğrarlar. Eğer bunlar esnek yapıda ise kıvrılırlar ve kıvrımlı dağlar meydana gelir. Bu oluşan kıvrımlar kubbe şeklinde ise antiklinal, çukur yapıda ise senklinal adı verilir.
Avrupa’da alp, Asya’da Himalaya dağ sırası böyle oluşmuştur.
Kırılma: Jeosenklinallerde, yan basınçlara uğrama sonucu her zaman kıvrılma olmaz. Bazen tabaka kıvrılamayacak kadar sert yapıdadır. Bu durumda kırılmalar meydana gelir. Bu kırıklar boyunca bir kısım yer, tümüyle yükselirken bazı kısımlar da alçakta kalır ya da çöker. Kırık yerlere fay adı verilir. İki kırık boyunca yanlardaki bloklar çöker de ortadaki blok yüksekte kalırsa buna horst, ortadaki blok çökerse buna da graben denir.
Dünyanın en uzun kırık hattı, yaklaşık 5 bin km. uzunluğundaki doğu Afrika grabenidir. Bu grabenin kuzey ucu Kahramanmaraş’a kadar devam eder.
Türkiye’de Dağ Oluşumu Haraketleri:
Türkiye’de kıvrım dağları kuzeyde ve güneyde iki kuşak halinde uzanır. Bu dağlar alp-himalaya kıvrım sisteminin birer kolu yükseklikleri kimi yerde 1500 m. Den, kimi yerde ise 3500 m den fazladır. Kuzeyde, kuzey Anadolu dağları, güneyde toros dağları adını alır.
Alp orojenezi sırasında yurdumuzdaki esnek yapılı olmayan tortulanma alanları kırılmalara uğramış yer yer çökmeler ve yükselmelerle birçok dağ ve çukur alan meydana gelmiştir. Eğe bölgesinde bakırçay, menderes ve Gediz ovaları ile akdenizdeki Hatay çukurluğu birer GRABEN, kozak dağı, yund dağı, bozdağlar, aydın dağları ve menteşe dağları birer horst’tur.
Volkanizma:
Mağmanın, yerkabunun zayıf yerlerinden (kırık, çatlak vb.) yeryüzüne çıkmasıyla volkanizma olayları meydana gelir.
Volkanik olaylarla katı, sıvı ve gaz olmak üzere çeşitli maddeler yeryüzüne çıkarmaktadır. Volkanlardan çıkan katı maddeler tüf ya da volkan bombasıdır. Sıvı maddeler lav olarak adlandırılır. Ayrıca çeşitli gazlar da volkanizma ile yeryüzüne çıkar.
Çok akıcı lavlar püskürten volkanlarda, bu lavlar geniş bir alana yayıldıklarından, volkan konisi yayvan (tabla) şekilde olur. Güneydoğu anadolu’aki Karacadağ volkanı böyledir.
Lavların çok akıcı olmadığı volkanlarda ise volkan konisi dik ve yüksek olur. Yurdumuzdaki ağrı, Erciyeş, hasan dağı, nemrut volkanları gibi
Kül, kum, çakıl vb. maddelerin püskürmesiyle de tüf konileri oluşmaktadır. Ege Bölgesi’nde Kula Yöresi ve Konya’da Karapınar çevresindeki koniler bu oluşumlara örnektir.
Volkanizmayla oluşan başlıca yerşekilleri şunlardır:
Volkan konisi: volkanik faaliyet sırasında çıkan katı ve sıvı materyallerin üst üste birikmesiyle oluşan koniye benzer kabartılardır. Tek dağların büyük kısmı birer volkan konisidir. Ağrı, süphan, Erciyes vb. dağlar bu türdendir.
Krater: volkanik patlama sırasında oluşan, volkanik dağların üst kısımlarındaki çukurlulardır. Bu çukurluklar bazen sularla dolarak krater göllerini oluşturmaktadırlar.
Kaldera: kraterlerin, patlama ya da çökmelerle çok genişlemiş şeklidir. Kalderaların diplerinde de göller oluşabilmektedir. Nemrut gölü bunlardır.
Maar: volkanik düzlüklerde patlama sonucu oluşan çukurluklardır. Çapları birkaç yüz metre ile birkaç kilometre arasında değişen, daire veya oval biçimdeki çanaklardır. Bu çanakların da bazıları sularla dolarak göl haline gelmektedir. Konya karapınardaki Acıgöl ve meke tuzlası bu türdendir.
Katılaşım kayaları ve volkanik set gölleri de volkanizma sonucu oluşur.
Yeryüzünde 500’e yakın etkin volkan vardır. Bu etkin volkanların üste ikisi büyük okyanus çevresinde, genç kıvrımlı dağların bulunduğu yerlerde sıralanmıştır. Bu özelliğinden dolayı büyük okyanus kıyalarına “Pasifik ateş çemberi” denilmektedir. Geri kalan etkin volkanlar atlas okyanusunda Akdeniz ülkelerinde ve Doğu Afrika”dadır.

TOPRAK

Toprak Nedir?: Toprak, kayaların ve organik maddelerin çeşitli derecedeki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar topluluğu barındıran, bitkilere durak yeri ve besin kaynağı olan ve katı yer kabuğunun, uzun zaman içerisinde belirli özellikler kazanan en üst kısmını saran doğal, dinamik bir yapıdır. Hava ve Su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır. Toprak, Bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur.
Toprağın üst tabakası insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak teşkil etmektedir. Bir gram toprağın içerisinde milyonlarca Canlı bulunmakta ve ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı önemi bulunmaktadır. Toprağın verimliliğini sağlayan ve humusça zengin olan toprağın 1 cm lik üst tabakasıdır.
Toprak, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer ile temas halinde bulunan yeryüzüne çıkmış, kayalar, mineraller ve organik maddelerden ibaret Toprak ana materyalinin fiziksel parçalanma ve kimyasal ayrışması sonucunda oluşmaktadır. Bu oluşumda az çok birbirini izleyen fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar büyük rol oynarlar.
Fiziksel parçalanma olaylarının başında, Sıcaklık değişmeleri, ıslanma, kuruma, donma çözülme, bitki köklerinin ve diğer canlıların Mekanik etkileri olmak üzere, materyal üzerindeki basıncın azalması, Tuz bırakması ve tuzların hidrasyon, akarsu, buzul ve rüzgarların etkileri sayılabilir.
Toprak oluşumuna hizmet eden kimyasal olayları da, oksidasyon, redüksiyon, hidroliz, hidrasyon dehidrasyon, kompleksleşme, karbonatlaşma ve çözünme şeklinde sıralamak mümkündür. Biyolojik olaylar ise etkinliklerini parçalanma ve ayrışmaya katkıda bulunmak suretiyle gösterirler.
Fiziksel parçalanma ve kimyasal ayrışma, belli koşullara sahip doğal bir çevrede (belli iklim ve bitki örtüsü) uzunca bir zaman süresi içerisinde, belli topografyaya sahip olan bir ana materyal üzerinde gerçekleşir.
Dünyadaki toprakların ancak 1/10'inde üretim yapılabilmektedir. Ülkemizin arazi varlığının ise yaklaşık %36'sı işlenmekte, %28'i çayır ve mera, %30'u orman ve fundalık olup, geriye kalan bölümü diğer araziler içinde yer almaktadır. Ekilebilir arazinin ancak %11'i sulanabilmektedir.

GEZEGENLER

Merkür Hakkında İlginç Bilgiler

  • Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’ün M.Ö. 3000 yılında Sümerler tarafından ilk defa gözlemlendiği düşünülmektedir.
  • Merkür’de bir yıl 88 gün sürer, bir Merkür günü ise 176 Dünya gününe eşittir.
  • Merkür, 4,879 kilometrelik çapıyla Güneş Sistemi’ndeki en küçük gezegendir.
  • Merkür küçük bir gezegen olmasına rağmen Güneş Sistemi’nde Dünya’dan sonra en yoğun gezegendir.
  • Merkür Güneş etrafında çok hızlı döndüğünden adını tüccarların tanrısı ve Roma tanrılarının habercisi olan “Mercury”den almıştır.
  • Merkür’ün yerçekimi Dünya’dakinin yüzde 38’ine eşittir.
  • Merkür, Güneş’e en yakın gezegen olsa da Güneş görmeyen tarafında ısı -170°C’ye kadar düşmektedir.
  • Gezegenin hacminin yüzde 40’ını demirden oluşan çekirdeği oluşturmaktadır.
  • Merkür’ün çok ince bir atmosferi ve zayıf bir manyetik alanı vardır.
  • Şimdiye kadar sadece iki uzay aracı gezegeni ziyaret etmiştir.
  • Merkür yüzeyinde diğer gezegenlerden daha çok krater bulunmaktadır.

Venüs Hakkında İlginç Bilgiler

  • Venüs, Güneş ve Ay’dan sonra Dünya’dan gözlemlenebilen en parlak objedir.
  • Venüs’te bir gün, bir yıldan daha uzun sürmektedir.
  • Venüs gezegeni adını aşk ve güzellik tanrıçası olan Roma tanrısı Venüs’ten almıştır.
  • Güneş Sistemi’ndeki adı kadın adı olan tek gezegendir ve gezegendeki tüm yüzey şekilleri kadın adları adlandırılmıştır.
  • Venüs, Dünya’ya boyut olarak çok benzediğinden Dünya’nın kardeş gezegeni olarak da adlandırılır.
  • Milyarlarca yıl önce Venüs’ün Dünya benzeri iklime sahip olduğu düşünülmektedir.
  • Venüs, diğer tüm gezegenlerden farklı olarak saat yönünde dönmektedir. Güneş batıdan doğar, doğudan batar.
  • Venüs, ortalama 462 °C yüzey sıcaklığı ile Güneş Sistemi’nin en sıcak gezegenidir.
  • Venüs’te atmosfer basıncı Dünya’dakinin 92 katıdır.
  • Dünya’ya en yakın gezegendir.

Mars Hakkında İlginç Bilgiler

  • Gezegen kan kırmızı renginden dolayı Roma savaş tanrısı Mars’ın adını taşımaktadır.
  • Mars’a gönderilen 39 araçtan sadece 16’sı başarılı olmuştur.
  • Mars üzerinde bir zamanlar akıllı yaşam bulunmuş olabileceği yönünde teoriler bulunmaktadır.
  • Güneş Sistemi’nin en yüksek dağı (21 kilometre) Mars yüzeyinde bulunmaktadır.
  • Mars yüzeyinde devasa toz rüzgarlı görülmektedir.
  • Güneş Sistemi’nde Dünya’dan sonra yaşama en uygun gezegen Mars’tır.
  • Mars’ta da Dünya’da olduğu gibi farklı mevsimler yaşanır.

Jüpiter bir gaz devidir, yani kayaç bir yapı yerine gazlardan oluşmaktadır.
  • Jüpiter’in kaydedilen ilk gözlemi M.Ö 7.-8. yüzyıl dolaylarında Babiller tarafından yapılmıştır.
  • Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter, Güneş Sistemi’ndeki en kısa güne sahiptir. Bir gün sadece 9 saat 55 dakika sürer.
  • Jüpiter’in Güneş etrafında dönmesi 11.86 Dünya yılı sürmektedir.
  • Jüpiter’in en büyük uydusu Ganymede, Merkür’den daha büyüktür.
  • Şimdiye kadar 8 uzay aracı gezegeni ziyaret etmiştir.
  • Jüpiter üzerindeki dev kırmızı noktada 300 yıldır çok güçlü bir fırtına yaşanmaktadır.
  • Jüpiter’in kütlesi Güneş Sistemi’ndeki diğer tüm gezegenlerin toplam kütlesinden 2,5 kat daha büyüktür.
  • Jüpiter’in adı tüm Roma tanrılarının kralı olan Jüpiter’den gelmektedir. (Yunan mitolojisindeki Zeus)
  • Jüpiter’in içine 1,321 adet dünya sığabilir.

Satürn Hakkında İlginç Bilgiler

  • Satürn de Jüpiter gibi bir gaz devidir, ancak bilim insanları kayadan oluşan bir çekirdeğinin olabileceğini düşünmektedir.
  • Çıplak gözle Dünya’dan gözlemlenebilen 5 gezegenden biridir.
  • Adını Jüpiter’in babası olan Satürn’den almıştır.
  • Satürn’ün etrafında çok büyük ve güzel bir halka sistemi bulunmaktadır.
  • Satürn, Güneş Sistemi’ndeki yoğunluğu en düşük gezegendir.
  • Satürn üzerinde hızı saatte 1,800 kilometreye kadar ulaşan rüzgarlar bulunmaktadır.
  • Satürn’ün Güneş etrafında dönmesi 29.4 Dünya yılı sürer.
  • Satürn’ün 150 adet ayı ve ufak ayı bulunmaktadır.

Uranüs Hakkında İlginç Bilgiler

  • Uranüs gezegenin adı Satürn’ün babası olan Roma tanrısı Uranüs’ten gelmektedir.
  • Uranüs bir gaz devidir ve Jüpiter ve Satürn’den sonra Güneş Sistemi’nin en büyük 3. gezegenidir.
  • Gezegenin Güneş etrafında bir turu tamamlaması 84 Dünya yılı sürmektedir.
  • Uranüs’ün ekseni 98 derece eğiktir. Dünya büyüklüğünde bir gezegen ile çarpışması sonucu eksenin kaydığı düşünülmektedir.
  • Gezegenin bilinen 13 halkası vardır. Bu halkalar Satürn’ün halka sistemi gibi geniş ve belirgin değildir.
  • Uranüs, Güneş Sistemi’nin en soğuk gezegenidir. Yüzey sıcaklığı -224°C’dir.

Neptün Hakkında İlginç Bilgiler

  • Plüton’un gezegen statüsünün alınmasından sonra Güneş Sistemi’ndeki Güneş’e en uzak gezegendir.
  • Roma deniz tanrısı Neptün’ün adını almıştır.
  • Neptün’ün Güneş etrafında bir turunu tamamlaması 164.8 Dünya yılış sürmektedir.
  • Neptün’ün yerçekimi Güneş Sistemi’ndeki Jüpiter sonra en güçlü çekim gücüne sahiptir.
  • Güneş’ten uzaklığı 30 AU yani 4,503,000,000 kilometredir.
  • Neptün’den uzağa sadece 1 uzay aracı gitmiştir. (Voyager 2)
  • Neptün’ün etrafında bilinen 14 uydusu ve çok belirgin olmayan bir halka sistemi vardır
  • Yüzey ısısı ortalama -214°C’dir.
Kaynaklar
ThePlanets
UniverseToday

GÜNEŞ

Hepimizin yakından tanıdığı Güneş nedir ve enerjisi nereden kaynaklanmaktadır?

Yarıçapı, Dünya yarıçapının 109 katı ve kütlesi dünya kütlesinin 330 000 katı olan, yüksek basınçlı ve yüksek sıcaklıklı, çoğunluğu hidrojenden oluşan bir gaz karışımı küre biçimindeki Güneş, Dünyadan 150 milyon kilometre  uzaklıktaki bir yıldızdır. Enerji üretim tekniği açısından bir hidrojen-kaynaşım reaktörü olan bu yıldızda, her bir saniyede 564 milyon ton hidrojen kaynaşarak 560 milyon ton helyuma dönüşmekte ve kaybolan 4 milyon ton kütle karşılığı 3.86 x 1026  J (joule)  yani 386 000 000 EJ (eksa-joule) enerji açığa çıkmaktadır[1].  Toplam enerji rezervi 1.785 x 1047 J olan bu yıldız daha milyarlarca yıl bu şekilde ışımasını sürdüreceğinden, Dünya için sonsuz kaynaktır. Güneşten  bir saniyede salınan enerji, yani güç  3.86 x 1020 MW (mega-vat) karşılığıdır.  Dünyanın kesit alanı üzerine çarpan güneş gücü 178 trilyon kW  yada 178 000 TW (tera-vat) düzeyindedir.

Güneşten gelen enerji

Dünyaya çarpan güneş gücünün büyüklüğünü algılayabilmek için bazı karşılaştırmalar yapılabilir: Insanlığın yıllık ticari enerji gereksiminin güç Güneş enerjisi uygulamalarına ilişkin bilimsel çalışmalar arasında, güneş pillerinin geliştirilmesi önemli bir yer kapsamaktadır. Bunun yanında, güneş-ısı dönüşümlerinde toplaç tasarımları ve seçici yüzeyler üzerinde de çalışmalar sürdürülmektedir. Yapılan çalışmalar, genelde, güneş enerjisinin daha verimli dönüştürümüne yönelik yöntem, tasarım ve malzeme geliştirme çalışmaları olarak sürmektedir. Günümüz Güneş teknolojisi genç bir teknolojidir ve gelişme çağını hızla sürdürerek olgunluk çağına doğru ilerlemektedir.
                                             
GÜNEŞ SİSTEMİ
Güneş sistemi merkezde bir yıldız(Güneş) ile etrafında dönen gökcisimlerinden oluşur.Bu gökcisimleri, dokuz gezegen ve onların bilinen 61 uydusu ileasteroidler,kuyruklu yıldızlar ve meteoroidlerdir.Güneş sisteminde ayrıca gezegenler arası gaz ve toz da vardır. Plüton dışında gezegenler iki gruba ayrılır:Güneş’e yakın ve kayalık olan gezegenler(Merkür, Venüs,Dünya ve Mars)ve daha dışındaki gaz devleri(Jüpiter ,Satürn, Uranüs ve Neptün). Plüton iki gruba da girmez; çok küçüktür, yoğundur,buzla kaplıdır.Neptün ‘ün yörüngesini keserek ondan daha yakın konuma geçtiği kısa zaman dışında, en uzaktaki gezegen odur. Kayalık gezegenlerle gaz devlerinin arasında Güneş’in etrafıda dönen binlerce kaya parçasının oluşturduğu asteroit kuşağı yer alır.Güneş sistemindeki cisimlerin çoğu, Güneş’in ekvator düzleminde eliptik yörüngelerde döner. Tüm gezegenler Güneş’in etrafında aynı yönde döner.Venüs ,Uranüs ile Plüton dışında hepsi kendi eksenleri etrafında döner döner. Uydularda kendi eksenleri etrafıda da dönerler.Güneş sisteminin, bütünüde bizim galaksimiz olan Samanyolu’nun etrafıda döner.  

AY

Ay
      Ay, üzerinde kayalıklar, deniz adı verilen düzlükler, vadiler, Everest Dağları kadar yüksek dağlar ve onbinlerce krater bulunan cansız bir küredir.Kraterlerin en büyüğü (Clavius) 234 km. eninde ve 4876m. derinliğindedir.Ay’daki kraterlerin 300 binden fazlasının çapı bir kilometreden büyüktür. Ay yüzeyi toz gibi bir tabakayla kaplıdır.
      Ay’ın yerçekimi Dünya’nınkinin altıda biri olduğundan,bir insanın Ay’daki ağırlığı kendi ağırlığının altıda biri kadar olur.Ay yaşam için elverişli değildir.Yağmur, kar, bulut ve rüzgar yoktur.27 tam üçte bir günlük devrenin iki haftası karanlık, iki haftası parlak güneş ışığı altında geçer.


      Hiç kuşkusuz bir gök cismi olmasından öte, Ay’ın yaşantımızda ayrı bir yeri vardır.Gezegenimizin tek doğal uydusu olan Ay, bize en yakın gök cismidir. Ay’ın Dünya’ya görünmeyen tarafına “Karanlık Yüz” denir.Ancak Ay’ın arka yüzü de artık tüm ayrıntısıyla biliniyor.
      Dünya’nın çevresindeki dönüşü nedeniyle dönemsel olarak Ay’ın değişik bölgeleri aydınlanır.Bu dönemsel olaylara, “Ay’ın Evreleri” denir.Yeniay evresinde ayı göremeyiz.Çünkü bu sırada Güneş’le aramızdadır ve bize bakan yüzü hiç aydınlanmaz. Aslında Ay, genellikle tam anlamıyla Güneş’le aramıza girmez.Eğer böyle olsaydı, her yeniayda Güneş tutulması olurdu. Dolunayda Ay’ın bize bakan yüzü tamamen aydınlanır. Bunun gerçekleşmesi için, bizim Ay’la Güneş arasında olmamız gerekir.İlkdördün, sondördün ve diğer evrelerdeyse, Ay yüzeyinin değişik yerleri aydınlanır. Bunun nedeni, Ay’ın Dünya çevresinde dolanırken farklı konumlarda bulunmasıdır.Ay, Güneş Sistemi’ndeki ikinci büyük uydudur. Büyüklük sıralamasında, Jüpiter’in uydularından biri olan Ganymede’den (Ganimet) sonra gelir.
      Çıplak gözle baktığımızda, Ay’ın yüzeyinin açık ve koyu tonlu bölgelerden oluştuğunu görürüz.Açık tonlu bölgeler, kraterlerin çok olduğu engebeli yerlerdir. Kraterler Ay’ın en belirgin yüzey şekilleridir ve göktaşlarının çarpmaları sonucu oluşmuştur. “Deniz” adı verilen bölgeler, milyarlarca yıl önce akan lavların oluşturduğu bölgelerdir.Ay’ın öteki gökcisimlerinden farklı bir özelliği var.O da Güneş dışında gündüzleri de görülebilen tek gökcismi olması.Aslında Ay yüzeyi Güneş ışığını yaklaşık yeni dökülmüş asfaltın yansıttığı kadar yansıtır.Ancak yakınlığı ve büyüklüğü sayesinde gecelerimizi aydınlatacak kadar parlar.

      Gel-git
      Güneş’in, gezegenlerin, uyduların birer çekim kuvveti vardır.Bunlar Dünya’ya uzak oldukları için pek etkili olmazlar.Ama Ay çok yakınımızda, Güneş de çok büyük olduğu için çekim kuvvetlerinin etkisiyle Dünya üzerindeki sular alçalıp yükselir.Bu olaya gel-git denir. Suların alçalması inme, yükselmesi kabarma olarak adlandırılır.
      Küçük, kapalı sularda gel-git olayı hafif geçer. En büyük göllerde bile alçalıp yükselme 5 cm.’yi geçmez.Ancak okyanus kıyılarında çok şiddetli olur. En yüksek kabarma Kanada kıyılarında görülür ve 21 m.’yi bulur.İnsanlar gel-git olayının ayla ilgili olduğunu binlerce yıldan beri bilirlerdi.Ancak bu olay İngiliz fizikçisi Newton’un XVII. yüzyılda evrensel çekim kanununu bulmasından sonra açıklanabilmiştir.
      Çekim gücü uzaklıkla azalır.Güneş Ay’dan 27.000.000 kat büyük olduğu halde Dünya üzerindeki gel-gite Ay’ın çekiminin yarısı kadar etkili olabilir.Çünkü Güneş’in Dünya’ya uzaklığı, Ay’ın Dünya’ya uzaklığının 390 katı kadar fazladır.
      Ay’ın çekimi, Dünya’nın Ay’a bakan yanındaki suları kabartır.Dünya’nın çekim kuvveti de dik doğrultudaki suları çektiğinden, karşı yöndeki sular da kabarır.Böylece Dünya’nın iki yanında birden gel-git olayı görülür.Dünya’da her 12 saat 25 dakikada bir gel-git görülür. Ancak Ay her gün bir öncekinden 50 dakika geç doğduğundan bu olay da her gün 50 dakika geç olur.

     Gel-git başlarken sular 6 saat içinde en yüksek noktaya varır.6 saat sonra da eski durumuna iner.Güneş’le Ay’ın çekimleri aynı doğrultuya rastlarsa gel-git her zamankinden çok olur. Dolunay ve yeniay durumları böyle noktalardır.Güneş’le ayın durumları dik açı çizecek biçimdeyse gel-git her zamankinden az olur. Gelgit durumu limanlara girip çıkan gemiler için olduğundan kıyı ülkeleri yıllık gel-git cetveli hazırlarlar.

11 Ocak 2018 Perşembe

2018 in En İyi Telefonları

Galaxy Note 8 fiyatı ve özellikleri

Ülkemizde 4999 TL fiyat etiketiyle satışa sunulan Galaxy Note 8, 64 GB dahili depolamaya sahip.
Tasarım olarak Galaxy S8+ Plus’a benzerlikler taşıyan Galaxy Note 8, Note ailesiyle bütünleşen biraz daha keskin hatlarla farklılaşıyor. Ayrıca görünüm olarak arka tarafta bulunan 2. kamera ve S-Pen en büyük fiziksel farklılıklardan.
Donanımsal olarak Galaxy S8 modellerinde kullanılan Exynos 8895işlemcisinin güç verdiği Note 8, farklı olarak 6 GB RAM ile geliyor. Grafik işlemci tarafında Mali-G71‘e yer verilmiş. Bu grafik işlemci de başarılı bir deneyim sunuyor.
10nm üretim teknolojisiyle üretilen işlemci, ısınmadan ve çok da güç tüketmeden, performans konusunda epey başarılı.
6.3 inç büyüklüğünde 2960 x 1440 piksel çözünürlüğünde Super AMOLEDekranla gelen Note 8‘in ön ve arka camı Gorilla Glass 5 ile korunuyor.
Galaxy Note 8’in detaylarına geçiş yapmadan önce kısaca bir bilgi vermek gerekirse, 6.3 inç büyüklüğünde Quad HD bir ekrana ve Exynos 8895 yonga setine ev sahipliği yapan cihaz, Android 7.1.1 Nougat ile kutudan çıkıyor.

Galaxy Note 8 özellikleri

Ekran: 6.3 inç, QHD+, 2960 x 1440 piksel, Super AMOLED, Gorilla Glass 5
İşlemci: Exynos 8895 ( 4 x 2.5 GHz Exynos M2 + 4 x 1.7 GHz Cortex-A53 )
Grafik Birimi: Mali G71
RAM: 6 GB RAM
Depolama: 64 GB GB depolama alanı, microSD destekli
Arka Kamera: 12 Megapiksel f/1.7 ve 12 Megapiksel f/2.4, OIS
Ön Kamera: 8 Megapiksel f/1.7
Pil: 3300 mAh
İşletim Sistemi: Android 7.1.1 Nougat
Bağlantı: 802.11 a, b, g, n, ac, Bluetooth 5, NFC, USB Type-C
Boyut ve ağırlık: 162.5 x 74.8 x 8.6 mm – 195 gram


Samsun Galaxy S8


Samsung, Galaxy S8 ve S8+ modelleri ile global anlamda ciddi derecede büyük satış başarıları yakaladı. Teknoloji devi geçen yıl yaşanan Note 7 faciasından sonra piyasaya resmen muhteşem bir geri dönüş yaptı.
Ağırlık: 155g
Boyutlar: 148,9 x 68,1 x 8 mm
OS: Android 7.0
Ekran boyutu: 5.8-inç
Çözünürlük: 1440 x 2960 piksel
İşlemci: Exynos 8895 Octa
RAM: 4GB
Depolama: 64GB
Batarya: 3000mAh
Arka kamera: 12 MP f / 1.7
Ön kamera: 8 MP f / 1.7

Google Pixel 2
Google, son sürat Pixel serisine devam ediyor. Yeni amiral gemileri Pixel 2 ve Pixel 2 XL modellerinin kamerası oldukça iyi bir performans sunuyor. Google’ın akıllı asistanı da anlık çeviriler konusunda büyük gelişme kaydetti.

Ağırlık: 175g
Boyutlar: 157.9 x 76.7 x 7.9mm
OS: Android 8
Ekran boyutu: 6.0-inç
Çözünürlük: 1440 x 2880 piksel
İşlemci: Qualcomm Snapdragon 835
RAM: 4GB
Depolama: 64 / 128GB
Batarya: 3520mAh
Arka kamera: 12MP f / 1.8
Ön kamera: 8MP f / 2,4
 Huawei Mate 10
Yapay zeka bir işlemciye sahip olan Huawei Mate 10, özellikle işlemcisi ile pazara iddialı bir giriş yaptı. Huawei Mate 10, teknik özellikleri ile de dikkatleri üzerine çekmeyi zaten başarmıştı.
Ağırlık: 178g
Boyutlar: 154,2 x 74,5 x 7,9 mm
OS: Android 8.0
Ekran boyutu: 6 inç
Çözünürlük: 1080 x 2160 piksel
CPU: Kirin 970 RAM: 4 / 6GB
Depolama: 64 / 128GB
Batarya: 4000mAh
Arka kamera: Çift 20MP + 12MP
Leica Ön kamera: 8MP f / 2.0

LG G6


LG’nin bu yıl tanıttığı amiral gemisi olarak bilinen G6 kamerası ve çerçevesiz ekranı ile kullanıcılar nezdinde başarılı bir izlenim oluşturdu. Fakat işlemcisini yenilemediği için tabii ki bazı eleştirilere maruz kaldı.
Ağırlık: 163g
Boyutlar: 148,9 x 71,9 x 7,9 mm
OS: Android 7.0
Ekran boyutu: 5,7 inç
Çözünürlük: 1440 x 2880 piksel
İşlemci: Qualcomm Snapdragon 821
RAM: 4GB Depolama: 32 / 64GB
Batarya: 3300mAh
Arka kamera: Çift 13MP
Ön kamera: 5MP f / 2.2

Lenovo P2


Lenovo P2 bu yıl adeta moda olan çerçevesiz ekranları tercih etmiyor fakat 5 bin mAH bataryası ile 3 günlük pil ömrü vadediyor. Ayrıca kaliteli bir ekran, tasarımı, arayüz kolaylıkları ve uygun fiyat avantajı ile de dikkatleri üzerine çekiyor.
Ağırlık: 177 gram
Ebatlar: 153 x 76 x 8.3 mm
İşletim sistemi: Android 7.0
Ekran: 5,5 inç, Full HD
İşlemci: Qualcomm Snapdragon 625
RAM: 4 GB
Hafıza: 64 GB
Pil: 5100 mAh
Arka kamera: 13 MP f/2,0
Ön kamera: 5 MP f/2,2

OnePlus 5


2014 yılında ilk kez pazara giren Hong Kong merkezli OnePlus, 2018 yılında beşinci modeli ile diğer amiral gemilerine şimdiden kafa tutmaya başladı. OnePlus 5, çift kamera, Full HD ekran özellikleri ile değerlendirildiğinde tam bir fiyat/performans ürünü olarak tanımlanabilir.
Ağırlık: 153 gram
Ebatlar: 154,2 x 74,1 x 7,3 mm
İşletim sistemi: Android 7.0
Ekran: 5,5 inç, Full HD
İşlemci: Qualcomm Snapdragon 835
Bellek: 6 / 8 GB
Hafıza: 64 / 128 GB
Pil: 3300 mAh
Arka kamera: 16 MP f/1,7 + 20MP f/2,6
Ön kamera: 16 MP f/2,0

Diş Sağlığı

Elma, armut, kereviz, havuç, karnıbahar, çilek ve benzeri meyve veya sebzelerin içinde bulunan lifler tükürüğümüzle birleşerek dişlerin temizliğine yardımcı olur, bakterileri öldürür. Bunlar faydalı besinlerdir. Bunun yanında bazı yiyecekler, içecekler ise ağız ve diş sağlığımızı bozarak kötü yönde etkiler. Bunlara örnek verecek olursak kahve, çay, yaban mersini, frenk üzümü, turunçgillerin suları, gazlı içecekler (kola, fanta, gazoz gibi), kırmızı şarap dişler üzerinde lekeler bırakırlar ve kolay çürümesine sebep olurlar.
Dişlerinizi düzenli yeterli bir süre fırçalayın.
Dişlerin fırçalanmasını sıradan bir iş gibi olsa da olur, olmasa da olur gibi düşünmeyin. Mutlaka yapılması gereken sağlıklı yaşamın gereklerinden biri olarak düşünün. Dişlerinizi fırçalamak için en az 2 dakikanızı ayırın ve gerçek anlamda dişlerinizi temizleyin. Fırçalama süresinde diş etleriniz kanarsa, dişleriniz sağlıksız demektir ama diş etlerinizi kanıyor diye fırçalamayı ihmal etmeyin. Eğer diş kanamalarınız uzun süre devam ediyorsa mutlaka bir diş hekimine görünüp, tedavisini yaptırmalısınız.
Uygun Diş fırçası kullanın.
Diş ve ağız sağlığı hakkında bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Bu bilgileri günlük hayatımızda uygulamak da çok önemlidir. Bunlardan birisi de uygun bir diş fırçası ile dişlerimizi fırçalamaktır. Diş doktorlarının ortak kanısı düz küçük başlı ve yumuşak diş fırçalarının, plakları iyi temizlediği için en iyi seçim olduğudur. Pilli, şarjlı diş fırçaları da dişlerin temizliğinde etkilidir. Eğer fırçanın görünümü, işlevi normal ise 3 ay süresince kullanılabilir. Üç ay sonra eskimemiş görünse bile fırça değiştirilmelidir. Bazı fırçalar daha da kısa sürede bozulabilir, kılları dökülebilir bundan dolayıda diş etlerimize zarar verebilir. Böyle durumlarda ise fırça hemen yenisi ile değiştirilmelidir. Bazı durumlarda ise diş fırçasının tüyleri dişlerin her yerine ulaşamayabilirler. Bu durumda o bölgenin temizliği için diş ipi ile temizlik yapılması uygundur. Bu şekilde diş aralarında kalan artıklar ve plaklar temizlenmiş olacaktır

Toprak oluşumu

TOPRAK OLUŞUMU Çözülmeye uğrayan kayaların yüzeyi zamanla, ayrışmış mineraller, organik maddeler ve mikroorganizmalardan oluşan bir ört...